Kezban ve Hasan


Ben Hasan 20 yıldır Viyana’da yaşıyorum. Meslek okulu bitirdim, memlekete izine gidip gelirken tanıdım Kezban’ı bizim yörelerde kızla gezmek uygun düşmez aslında ama ben O’nu gördüm beri sevdim o da beni.Yine bir iznimizde anama anlattım ‘’’Eee bi bakalım’’ dedi. Beğendiler, istedik, evlendim ve Kezban’da Viyana’ya geldi.

Herşey çok iyi gidiyordu, fakat üç dört ay geçti anamlar sıkıştırmaya ‘’’Döl neyin yok mu?’’ diye sormaya başladılar. ’’Hele dur anne, daha Kezban bellemedi, alışamadı buralara belki ondandır’’ dedim. Bir süre idare ettim ama hep aynı sorular hatta anamlar ’’ Memlekete geri yolla kısır bu bile dediler’’. Çok üzülüyordum ben Kezbanı seviyorum. İşyerinde bir gün kollege benim yüzümden anlamış sordu ’’neyin var üzgün görünüyorsun diye?’’ Ben de O’na açıldım iyi ki anlatmışım, kusur değil hastalık vardır doktora gidince bulurlar sebebini, hem sen hem karın gidin hekime diye tavsiye etti. Kezban’la bizimkilerden gizli gittik. Kezban zaten kızlığından beri çok ağrılı, kanamalı adet oluyormuş meğer hastaymış bu hastalık döl yolunu tüp mü ne adı onları tıkamış. Gereken tedavi olursa çocuğumuz olabilirmiş.Tüp bebek diye duymuşluğum vardı ama nasıl olur bilmiyordum, bizim çocuğumuz olsun da nasıl olursa olsun yeter ki Kezban’dan ayrı düşmeyeyim. Aileme anlattım ne yapalım cahil insanlar ’’Günah, ayıp ellere ne diyecez’’ gibi nice laflar ettiler. Ben koydum kafama deneyeceğiz diye, kavga ettik, hatta küstük de ailemle ama denedik, doktorumuzla yeniden görüştük, biz çocuk istiyoruz diye.Bunu özel merkezler yapıyormuş önce memlekette yaptıralım diye düşündük, doktora dedik.Fakat izin zamanı yetmez, hem diyelim hamile kaldı Kezban, yolculuk falan iyi olmazmış. Doktorumuz Prof. Feichtinger’i tanıyormuş bizi Wunschbabyzentrum’ a yolladı. Oraya gittik, Allahtan ben almanca biliyorum dediklerinin hepsini anladım, neler yapılacak anlattılar hepsini hiç aksatmadan yaptık, bize çok iyi davrandılar hikayemi anlatınca beni karıma sevgimden, desteğimden tebrik bile ettiler. Çok uzun sürmedi tedavi. Bir de tedavinin bir kısmını bir fon var o karşıladı, şartlarımız o para yardımını almaya uygunmuş çünkü.Gerçi yardım olmasa da denerdim.

Allah’ıma şükür İlker ve Soner diye ikizlerimiz var.Daha Kezban gebe kalır kalmaz anamlara gittik, küslük unutuldu hele torunlarını kucağa da alınca pek bir mutlu oldular. Hatta anam cesaretle etrafına ’’Kısır kime denir bilmiyormuşuz meğer kızken hastamış gelin’’ deyip sizin de başınıza gelirse en önce doktora gidin’’ diye tavsiye bile etti, evet ben de doktora gitmeye utanmayın lütfen diyorum.

İlker ve Soner 30 Ağustos da doğdular.